Akdeniz İçin Bir Yıl Daha: Akdeniz Koruma Derneği’nin 2025 Yılı

31.12.2025

Akdeniz Koruma Derneği (AKD) olarak 2025 yılında da, tüm canlıların uyum ve denge içinde yaşadığı bir Akdeniz ekosistemi vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürdük. Bilimsel veriye dayanan doğa temelli koruma yaklaşımını, yerel bilgiyle ve topluluk katılımıyla bir araya getirdiğimiz; denizde, kıyı alanlarında, koruma sahalarında, bilimsel izleme süreçlerinde ve okullarda karşılığı olan yoğun bir yılı geride bıraktık.

Profesyonel ekibimiz, yerel paydaşlarımız ve gönüllülerimizle birlikte; denizel ekosistemlerin korunması, biyoçeşitliliğin izlenmesi, plastik kirliliğinin kaynağının belirlenmesi, çocuklar ile gençlerin denizlerle yeniden bağ kurması için ve yerli olmayan türlere yönelik çok sayıda çalışma yürüttük.

Yıl boyunca yürüttüğümüz “Deniz Koruyuculuğu Sistemi”, Balıkçılığa Kapalı Alanlarda sürekliliğin ve etkin izlemenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Deniz Koruyucularımız, farklı bölgelerde gerçekleştirdikleri 1.022 devriye kapsamında; toplam 3.579 saatten fazla sahada kalarak 24.115 km’nin üzerinde mesafe kat etti. Deniz Koruyucularımız, bu düzenli devriyeler sonucunda 1.650 yasa dışı faaliyet tespit ederek bunları ilgili kurumlarla paylaştı. Paylaşılan bu faaliyetlerin ise 1.014’ü yasa dışı balıkçılık faaliyetleri olarak kayda geçti.

Bilimsel izleme çalışmaları, 2025 yılında da AKD’nin temel faaliyet alanlarından biri olmaya devam etti. Gökova, Fethiye–Göcek, Datça–Bozburun, Kaş–Kekova ve Foça Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uzman ekiplerimiz çok bileşenli ve uzun dönemli izleme faaliyetleri yürüttü. Bu kapsamda; hedef türlere yönelik izleme çalışmalarının yanı sıra deniz suyu sıcaklığını, pH ve su kalitesi parametrelerini düzenli olarak takip ettik. Yürütülen balık biyokütlesi izleme çalışmaları, koruma alanları ile bu alanların dışındaki bölgeler arasında gözlemlenen farkları ortaya koyarak, uzun vadeli korumanın ekosistem sağlığı üzerindeki etkilerine dair önemli bilimsel veriler sundu. Gökova, Fethiye - Göcek, Kaş - Kekova ve Datça - Bozburun bölgelerinde yıllık olarak gerçekleştirilen görsel balık sayımları bu değerlendirmelerin temelini oluşturdu.

Yerli olmayan türlerden Aslan balığına yönelik akustik izleme çalışmaları kapsamında markalanan 10 bireyi, Ayın Koyu’nda toplam 9 istasyonda takip ettik ve alıcıları da 6 ayda bir düzenli olarak kontrol ettik.

Çalışma alanlarımızda plastik kirliliğinin kaynağının belirlenmesi adına toplamda 23 istasyonda mevsimsel arazi çalışmaları gerçekleştirdik. Makro ve mezo plastik örneklemelerini 2 sahil ve 2 su altı istasyonunda olacak şekilde tamamladık. Bu çalışmalar, yalnızca mevcut durumu ortaya koymakla kalmıyor, önümüzdeki yıllara yayılacak uzun soluklu bir izleme sürecinin de temelini oluşturuyor. 

2025 yılı boyunca çalışma alanlarımızda toplam 8 dalış gerçekleştirmiş olup, toplamda 1.750 kg denizel atığı başarıyla kıyıya çıkardık.

Aynı zamanda vatandaş bilimi yaklaşımıyla, su yüzeyinde bulunan mikroplastiklerin örneklenmesine yönelik yerel halkın da katılımcı olduğu çalışmalar hayata geçirdik. Yerel su sporları merkezleri ve gönüllüler ile paddle board kullanarak yapılan örneklemeler düzenli olarak devam etmektedir. Bu sayede bilimsel süreçleri; doğayla temas eden, öğrenmeye açık ve kolektif bir deneyime dönüştürdük.

Su kalitesi ölçümlerini ise Gökçe, Akçapınar Azmağı, Azmak ve Akyaka başta olmak üzere belirlenen 10 istasyonda aylık olarak tamamladık. Mevsimsel değişiklikler ile doğal ve antropojenik faktörlerin su kalitesi üzerindeki etkisini değerlendirmek için sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, tuzluluk ve besin seviyeleri (amonyum ve nitrat azotu) gibi temel parametreleri ölçtük. Aynı zamanda Gökçe sulak alanında yeraltı suyu seviyelerindeki değişimleri izlemek amacıyla su seviyesi izleme ekipmanları ve yöntemleri kullandık. Belirlenen 3 istasyonda yaklaşık 1 m derinliğe gömülen üç adet yeraltı suyu izleme aracının kurulumunu tamamlayarak su seviyesi değişimini düzenli ölçümlerle takip ediyoruz.

Denizel habitatların izlenmesine yönelik olarak deniz çayırlarını (Posidonia oceanica), toplam 13 istasyonda yıllık olarak izlenmeye devam ettik. Ayrıca Karaada ve Boncuk Koyu’nda Posidonia oceanica transplantasyon (ekim) çalışmalarına, yaklaşık 20 m²’lik pilot alanlarda başladık. Çalışma sahalarımızda yer alan balıkçı kooperatifleri ile iş birliği içinde, aylık av verisi toplama çalışmaları sürdürerek küçük ölçekli balıkçılığa ilişkin sosyo-ekolojik veri setlerini güçlendirdik.

Akdeniz keşiş fokuna yönelik izleme çalışmalarımızı 10 mağarada düzenli olarak sürdürürken, uzaktan izleme sistemlerinin sayısını da 3’e çıkardık.

Ekosistem restorasyonu çalışmalarımız kapsamında yerli olmayan yenebilir türlerin gastronomiye kazandırılması, 2025 yılında da AKD’nin öncelikli çalışma alanlarından biri oldu. Küçük ölçekli balıkçılarla kurulan iş birlikleri sayesinde, bu türlerin tanınması ve doğru şekilde değerlendirilmesine yönelik bilgi ve farkındalığı artırdık. 2015 yılında Akyaka Kooperatifi’nde, kılkuyruk mercan balığının tanınması amacıyla düzenlenen Lezzetli İstilacılar Festivali ile başlayan ve sahada da karşılık bulan bu çalışmalarımızı sürdürülebilir bir modele dönüştürmek amacıyla 2020 yılında Yeni Balıklar iktisadi işletmesini kurduk. 2025 yılı itibarıyla, çalışmalarımızın onuncu yılında, tamamı küçük ölçekli balıkçılarla birlikte yaklaşık 19 ton yerli olmayan yenebilir türün deniz ekosisteminden çekilmesine katkı sunduk. Bugün Bodrum’dan Kaş’a uzanan geniş bir coğrafyada yürütülen bu iş birlikleri sayesinde, ekosistem üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlarken; elde edilen ürünlerin gastronomi sektörüyle buluşmasıyla ekolojik ve ekonomik boyutu olan döngüsel bir model oluşturduk. Uluslararası iş birlikleri kapsamında yürüttüğümüz projelerle, bu türlerin davranışları ve ekosistemle ilişkilerine dair bilimsel bilgi üretimini de sürdürdük.

Eğitim ve farkındalık çalışmalarımıza, yıl boyunca farklı yaş gruplarından katılımcılarla devam ettik. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile olan protokolümüz kapsamında “Akdeniz Koruyucuları” Eğitim Programı ile çocuklar ve gençler; denizlerin ekosistem içindeki rolünü, insan faaliyetlerinin etkilerini ve bilimsel araştırma yöntemlerini deneyimleyerek öğrenme fırsatı buldu. Okullarda, sahada ve festival alanlarında düzenlenen etkinliklerle 505 öğrenciye ulaşarak, denizler ile kurulan bu bağın güçlenmesini hedefledik.

Bununla birlikte; denizlerin ve doğanın hikayesini daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla iletişim ve içerik üretimi çalışmalarımıza devam ettik. Küresel ölçekte ise deniz koruma çalışmalarımızın görünürlüğünü artırmaya yönelik uluslararası iş birliklerimizi sürdürdük. Bu kapsamda, Revive Our Ocean çatısı altında, Ocean with David Attenborough belgeselinin Türkiye’deki gösterimlerini ve iletişim süreçlerini yürütüyoruz. Kasım ayında İstanbul’da, Aralık ayında ise Muğla’da yaptığımız özel gösterimlere Ocak ayında da İzmir’de devam edeceğiz. Belgesel aracılığıyla, denizel ekosistemlerin karşı karşıya olduğu tehditleri ve bilim temelli koruma yaklaşımlarının önemini farklı paydaşlarla ve geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Bu süreç, Akdeniz ölçeğinde yürüttüğümüz çalışmaların küresel deniz koruma anlatısının bir parçası olarak ele alınmasına da katkı sağladı.

2025 yılında, Akdeniz Koruma Derneği’nin uzun yıllara dayanan bilim temelli ve yerel iş birliklerine dayalı koruma yaklaşımı, uluslararası düzeyde de takdir gördü. Yönetim Kurulu Başkanımız Zafer Kızılkaya, Bluewave Alliance tarafından verilen 2025 Mediterranean Protector Award ile onurlandırıldı. Bu ödül, yalnızca bireysel bir başarıyı değil; AKD ekibinin, yerel paydaşların ve sahada birlikte çalışılan toplulukların ortak emeğinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor.

Tüm bu birikim ve sorumluluk duygusuyla, Akdeniz Koruma Derneği olarak yürüttüğümüz çalışmaların uzun vadeli etkisini güçlendirmek amacıyla vakıflaşma sürecimizi tamamladık. 2023 yılında alınan karar doğrultusunda, Akdeniz Koruma Vakfı 2025 yılında kurularak faaliyetlerine başladı. Vakıflaşma süreci, dernek çatısı altında yıllar içinde geliştirdiğimiz bilimsel bilgi, saha deneyimi ve iş birliklerini daha kalıcı, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yapıyla geleceğe taşıma hedefimizin bir parçası oldu. Bu adımla birlikte, Akdeniz’in Türkiye kıyılarında doğa koruma çalışmalarını daha stratejik ve uzun soluklu bir perspektifle sürdürmeyi amaçlıyoruz.

2025 yılında çalışmalarımızı Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin dışına taşıyarak İzmir Gülbahçe Körfezi’nde gerekli olan ekosistem restorasyonunun tüm paydaşlarını bir araya getirdiğimiz bir ön proje gerçekleştirdik. Projenin en büyük paydaşı ve alanın tekrar haritalanması konusundaki öncüleri ise Özbek Köyü kadınları oldu. 

Yıllardır, deniz koruyuculuğu sistemi ve gönüllü destekleriyle yürüttüğümüz yangın önleme çalışmalarımızda edindiğimiz saha deneyiminden yola çıkarak, odağımızı bu kez yangın sonrası tahrip olmuş habitatların onarılmasına çevirdik. Marmaris’in İçmeler Bölgesi’nde, hem karasal alanlarda hem de deniz ekosisteminde oluşan tahribatın giderilmesini hedefleyen yeni projemizi, Marmaris Belediyesi liderliğinde başlattık. 

2025 yılı, Akdeniz Koruma Derneği için; sürekliliğin, iş birliğinin ve sabırlı koruma yaklaşımının önemini bir kez daha hatırlatan bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de, bilimin rehberliğinde ve yerel paydaşlarla birlikte, Akdeniz’in doğal ve kültürel mirasını korumak için çalışmaya devam edeceğiz.

Hazırladığımız sertifikalar ile yeni yılda da çalışmalarımıza destek olabilirsiniz. Sertifikalarımızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.