16 Ağustos 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege’de sınırları belirlenen deniz alanları, Deniz Milli Parkı ilan edildi.
11626 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Fethiye ve Kaş açıklarındaki deniz alanı Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı, 11627 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Çanakkale ve Tekirdağ il sınırları içerisinde belirlenen deniz alanı ise Kuzey Ege Deniz Milli Parkı statüsü kazandı.
Denizlerimizin korunması açısından önemli bir adım olan bu kararlar, Türkiye’de denizel alanların korunmasına yönelik yeni bir sürecin de başlangıcını oluşturuyor.
Fethiye-Kaş: Biyoçeşitlilik Açısından Önemli Bir Deniz Alanı
Akdeniz Koruma olarak yıllardır Fethiye-Göcek ve çevresinde yürüttüğümüz çalışmalarla bölgenin denizel ekosistemini farklı bileşenleriyle izliyoruz. Uzun dönemli saha çalışmalarımız, bölgenin barındırdığı hassas habitatlar ve türler nedeniyle denizel biyoçeşitlilik açısından taşıdığı önemi yakından görmemizi sağlıyor.
Bölgede deniz çayırları, Akdeniz keşiş foku, balık biyokütlesi ve istilacı türlere yönelik bilimsel izleme çalışmaları yürütüyor; deniz suyu sıcaklığındaki değişimleri takip ediyoruz. Bunun yanı sıra demirleme başta olmak üzere denizel ekosistem üzerindeki insan kaynaklı baskıların azaltılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor ve farklı paydaşlarla birlikte koruma süreçlerini destekliyoruz. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin yönetim planlarının oluşturulması ve uygulanması süreçlerinde ilgili kamu kurumlarıyla bilgi ve saha deneyimimizi paylaşarak yönetim süreçlerine katkı sunuyoruz.
Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege Deniz Milli Parkı’nın ilan edilmesi, bu önemli denizel ekosistemin uzun vadeli korunması açısından yeni bir fırsat sunuyor.
Koruma Statüsü Önemli Bir Başlangıç
Bir deniz alanının yasal koruma statüsüne kavuşması, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önemli bir adım. Ancak koruma alanlarının ekolojik fayda sağlayabilmesi, statünün sahadaki etkin uygulamalarla desteklenmesine bağlı.
Bilimsel veriye dayalı yönetim, uzun dönemli izleme, etkin denetim ve yerel paydaşların sürece katılımı; deniz koruma alanlarının sürdürülebilirliği açısından temel bileşenler arasında yer alıyor.
Akdeniz Koruma olarak deniz koruma alanlarının yalnızca ilan edilmesini değil, etkin biçimde yönetilmesini ve koruma hedeflerinin sahada karşılık bulmasını önemsiyoruz. Yıllara yayılan bilimsel izleme ve koruma çalışmalarımız da bir alanın neden korunması gerektiğinin yanı sıra, korumanın uzun vadeli ve bütüncül bir süreç olarak ele alınmasının önemini gösteriyor.
Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege Deniz Milli Parklarının ilanını, Türkiye’nin denizel biyolojik çeşitliliğinin korunması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonraki süreçte bu alanlara ilişkin yönetim ve uygulama mekanizmalarının nasıl şekilleneceğini takip etmeye; ilgili kamu kurumlarının sahadaki çalışmalarına bilimsel bilgi ve deneyimimizle katkı sunmaya, yerel bilgi ve deneyimi koruma süreçlerine dahil etmeye ve farklı yaş ve gruplardan yerel toplulukların koruma çalışmalarına katılımını desteklemeye devam edeceğiz.